JEUNEAFRİQUE İNTERNET SİTESİNDE KANİ TORUN İLE YAPILAN RÖPORTAJ

Türkiye --- Afrika’daki Gülen Okulları:
“Henüz kökünü kazımayı başaramadık, ama önemli ilerlemeler kaydettik.”

Türk yetkililer tarafından Temmuz 2016 darbesini kışkırtmakla suçlanan imamın adını taşıyan "Gülen Okulları" ile mücadele, halen Kuzey ve Batı Afrika turunda olan Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeminin başında yer alıyor. AK Parti (İktidar Partisi) milletvekili Cemalettin Kani Torun, "Afrikalı liderlerin işbirliğini" görmekten memnuniyet duyuyor.

Dosya, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının Cuma günü sona erecek Afrika turunun her aşamasında görüşülüyor: Ankara tarafından yürütülen FETÖ yani İmam Fetullah Gülen Cemaatinin “kökünü kazıma” mücadelesi. Özellikle okul ağlarıyla kıtaya iyice yerleşen yapı, kıtadan yavaş yavaş kovuluyor. Ekim ayı başında, Dakar’daki Gülen okulu da zorla kapatıldı.

AK Parti Milletvekili, Meclis Dışişleri Komisyonu Üyesi ve Türkiye’nin eski Somali Büyükelçisi Cemalettin Kani Torun, Ankara tarafından çok önemli görülen bu dosyayla ilgili Jeune Afrique’ e konuştu.

Jeune Afrique: Türkiye, Afrika'yla olan ilişkisini nasıl değerlendiriyor?

Cemalettin Kani Torun: Varlığımız Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanıyor. Yakın tarihte ise 1998 yılında, ülkemizdeki ağır ekonomik kriz nedeniyle hayata geçirilemeyen, bir "Afrika Eylem Planı" oluşturduk.

Ama 2002 yılında AK Parti’nin iktidara gelmesinden sonra Kıta, önceliklerimizden birisi oldu. 2008 yılında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne Afrika Kıtasından gelen oylarla seçilmesi, bu yakınlaşmaya katkı sağladı. Bununla birlikte Türk İşadamları Afrika’daki fırsatları arıyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan da onları bu yönde teşvik ediyor.

afrique-turquie-1Fransa veya Çin ile nasıl rekabet ediyorsunuz?

Ülkelerimiz rekabet halinde değil. Çünkü yaklaşımlarımız farklı. Fransa gibi eski sömürge güçlerinin kendi ilişki çemberleri var. Bu noktada önemli bir avantajları var. Çin ise büyük projeler için finansal gücünü kullanıyor.

Türkiye ise kıtada yalnızca büyük çaplı şirketleriyle değil, risk alan ve sınırları ötesine yatırım yapmak isteyen KOBİ leri ile de temsil ediliyor. Afrika çok büyük bir pazar ve burada herkes için yer var!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ziyaretten ne bekliyor?

Öncelikle bütün sektörlerde (inşaat, elektronik, tarım, tekstil vb.) yatırımımızı ihracatımızı artırmak. Ardından Türkiye'nin Ortadoğu'daki pozisyonunu anlatmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi olan bu ülkelerden destek almak.

Son olarak Afrika’da bir çok proje yapan ve okullar açan FETÖ ( Türkiye Cumhuriyeti tarafından 15 Temmuz 2016 darbesini kışkırtmakla suçlanan İmam Fetullah Gülen Cemaati) örgütüyle mücadelemizde Afrikalıların desteğini almak.

Bu örgütün Afrika’da kökünü kazıma konusunda ne aşamadasınız?

Henüz kökünü kurutamadık; bu yıllar alacaktır. Çünkü FETÖ’nün yaptığı yatırımlar bir günde gerçekleşmedi. Şu ana kadar iyi bir ilerleme kaydedildi ve Afrikalı liderler işbirliği gösterdi.

Bazı ülkelerde hukuki sorunlarla karşılaşıyoruz ( özel mülklerin veya arazilerin kamulaştırılması gibi). Ancak muhataplarımız bu yapının kendilerine de oluşturacağı tehlikenin boyutunu anladıklarında bizim bakış açımızı paylaşıyorlar ve tutumlarını değiştiriyorlar.

Bu konuda en iyi işbirliğini hangi ülkelerle yaptınız?

Somali ile. 15 Temmuz 2016 darbesinden bir gün sonra Somali hükümeti, Gülen okullarını Türk elçiliklerine, daha sonra ise Maarif vakfına [Türk devletinin okulları yönetmesi için görevlendirdiği vakıf] devretti. Ve Fetö örgütüne mensup bütün Türk vatandaşlarını sınır dışı etti.

Maarif Vakfı Başkanı Birol Akgün de Cumhurbaşkanının heyetindeydi ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan gittiği ülkelerin yetkilileriyle bu problemi doğrudan kendisi konuşur. Akabinde eğer ortak bir anlaşma zemini oluşursa, Maarif Vakfı okulların nasıl kontrol edileceği konusunda Eğitim Bakanlıklarıyla görüşür.

Neden Gülencilerin Afrikalılar için bir tehlike olduğunu düşünüyorsunuz?

Politikacıların ve üst düzey yetkililerin çocuklarını seçerler, beyinlerini yıkarlar ve sonra onları iktidara getirirler. Aynı amaçla yoksul çocukları ve yetimlere eğitirler. Orta Asya'da yaptıkları buydu ve bunu Afrika'da da yapmaya hazırlanıyorlardı. Kısacası hayır faaliyetlerinin altında gizli bir gündemleri var.

Kaynak: jeuneafrique.com